Okuyanların her türlü kitabı tanıtabileceği,kitaplar üzerine incelemelerin,yorumların yer aldığı bölüm.
Larissa Karyele büyülü bir nehir gemisinde dansçılık yapmaktadır. Gemi, Kara Diyarlar' a hükmeden şeytani varlıkların engellemeleriyle karşılaşmadan yıllarca Ravenloft' da dolaşmıştır. Ancak gemi zombilerle dolu Souragne Adası' na geldiğinde, mürettebat sahidende tüyler ürpertici ezgilerle bezeli bir müzik eşliğinde dansa başlar. Kaptanın vahim sırlarını öğrendikten sonra Larissa ruhunu kurtarmak için bataklık yaratıklarına ve büyülü ölüm dansına güvenmek zorundadır. Başlangıcı biraz sıkıcı olsada değişik bir hikaye olmuş. Kitap ilerledikçe kendini aşıyor, okuğum iyi kitaplardan bir taneside Ölülerin Dansıdır. Fantastik öğelerle korku öğelerinin birbirine mükemmel kaynaşmasıyla ortaya çıkan bir kitap....
Tek Cilt / Özel Basım, Yüzük Kardeşliği / İki Kule / Kralın Dönüşü
Dünya ikiye bölünmüştür, denir Tolkien'ın yapıtı söz konusu olduğunda: Yüzüklerin Efendisi'ni okumuş olanlar ve okuyacak olanlar. 1997 ile birlikte, çok sayıda Türkiyeli okur da "okumuş olanlar" safına geçme fırsatı buldu. Kitabın Türkçe basımı Yüzüklerin Efendisi'ne duyulan ilginin evrenselliğini kanıtladı. Yapıtın bu başarısını taçlandırmak için üç kısmı bir araya getiren bu özel, tek cilt edisyonu sunuyoruz. Hem hâlâ okumamış, "okuyacak olanlar" için, hem de bu güzel kitabın kütüphanenizde gelecek kuşaklara devrolacak kadar kalıcı olması için... Yüzüklerin Efendisi yirminci yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor; bilimkurgu, fantazi, polisiye, best-seller ya da ana akım demeden, tüm...
Grange' in güzel eserlerinden
Siyah kan hasta ruhlu bir seri katili anlatıyor. Kurbanlarını garip şekilde öldürerek bir amaca ulaştığına inanıyor.
İnanılmaz ölçüde karışık ve özgün bir roman kahramanı Nicholai Hel. Yarı Rus, yarı Alman asıllı koyu bir Amerikan düşmanı. Şanghay'da doğmuş, bir Japon generali tarafından büyütülmüş; bir Japon bilgesinden de 'Go' oyunu öğrenmiş. Bask dili dahil yedi dili ana dili gibi konuşuyor. Plastik kartla ya da kurşun kalemle bir insanı rahatlıkla öldürebilecek ustalıkları da edinmiş. Üstün düzeydeki 'yakın algılama' yeteneği yüzünden fotoğrafı bile çekilemeyen bu profesyonel terörist avcısı, terörcü, korkusuz mağaracı, yenilmez savaşçı ve gerçek feylesof, günün birinde emekli olarak yaşadığı şatosundan çıkıyor; amansız ve acımasız bir dövüşe katılmak üzere... (Arka Kapak) çok etkileyi bir...
Yoksul bir çiftçinin yeğeni olan Eragon, ormanda parlak, mavi bir taş bulur. O an bulduğu taş yüzünden adeta başına talih kuşu konduğuna inanır; çünkü bu sayede ailesinin birçok ihtiyacını karşılayabilecektir. Ama taş çatlayıp içinden bir ejderha yavrusu çıkınca insanlık tarihinden de eski bir mirasla karşı karşıya kaldığını anlar. Bir gece içinde sıradan yaşamı altüst olan Eragon; kader, büyü ve benzeri görünmez güçlerin egemen olduğu bir dünyanın içine düşer. Artık kendisini bilinmezlerle dolu günler beklemektedir. Eragon eski bir kılıç ve öyküler anlatan bir halk bilgesinin rehberliğinde, uçmayı öğrenen ejderhasıyla birlikte tehlikeli topraklardan geçip imparatorluğu gaddarca yöneten kralla savaşacaktır. Beklemediği...
Eragon ve ejderhası Saphira, İmparatorluk'un zalim hükümdarı Kral Galbatorix'in güçlü ordularına başkaldıran eyaleti yok olmaktan kurtarmışlardı. Artık Eragon'un Ejderha Süvarileri'nin sahip olduğu büyü yapma ve kılıç ustalıklarına erişmesi için eğitim alması gerekmektedir. Genç Süvari, bunun için Elfler'in ülkesi Ellesmera'ya doğru yola çıkar. Eragon, ömür boyu sürecek olan bu yolculukta, esin verici yeni yerleri ve insanları şaşkınlık içinde izler. Tüm zamanı bin bir macera ile doludur. Fakat her köşede, kendisini bekleyen kaos ve ihanetle karşılaşır. Çok geçmeden, Eragon hiç kimseye güvenmemesi gerektiğini anlar. Bu arada, kuzeni Roran da ülkesi Carvahall'da yepyeni bir savaşa girip Eragon'u daha büyük tehlikelere sürükler....
Westmarch donanması subayı Darrick Lang, kralın yeğenini kurtarmak için baskın yaptığı korsan yatağında ummadık bir şeyle karşılaşır. Siyah Yolu yaratan İblis Kabraxis'le. Bütün İblisler, Baş Kötüler olarak adlandırılan Diablo, Baal ve Mephisto gibi sabırsız değildir. Kabraxis sabırlıdır ve doğrudan savaşmak yerine insanları kandırmayı tercih eder. İnsanların içinde en güçlüsü korkularıyla yüzleşmeyi başarabilendir. Güçlü insanlarında tehlikeli iblislerin de yandaşları vardır. Bunların karşı karşıya gelmesi ise dünyayı değiştirecek olaylara yol açar. İblis karşısında en iyi arkadaşı Mat Hu-Ring'i kaybeden Darrick Lang'in kaderi arık Kabraxis'e bağlanmıştır. Kılıçlar, büyü ve sonsuza dek sürecek olan bir kavgayla...
The Dispossessed(Mülksüzler), 1974 yılında yazıldı, bir bilimkurgu romanı olarak. 1975’te bilimkurgu dünyasının en önemli iki ödülü sayılan Hugo ve Nebula ödüllerini aldı. Mülksüzler, bir dizi Taocu zıtlık üzerine kurulu, zıtlıkların birbirini dengelemesiyle bağlantılı. Bu zıtlıkların en başında ikiz dünyalar olan “Anarres” ve “Urras” geliyor. Bu iki dünya bir “ikili sistem” oluşturuyorlar, birbirlerinin etrafında dönüyorlar. Her biri ötekinin “ay”ı. Hangisinin ay, hangisinin dünya olduğu, ne taraftan baktığınıza bağlı. Dünyalardan biri verimli, diğeri çorak; biri özgür, diğeri sınıflı ve sömürülü; biri “anarşist”, diğeri “arsist” (devletçi, yönetimci,...
Efsaneler çağlar önce yok olan Ureh şehrinden bahsederdi. Şehrin Cennet'e giden bir kapı olduğu söylenirdi. Her iki bin yılda bir Nymyr Dağının gölgesi harabelerin üzerine düştüğünde Ureh'in yeniden doğacağına ve bütün zenginliğin onu arayanların gözünün önüne serileceğine inanılırdı. Vizjerei büyücü Quov Tsin, Ureh'in doğuşuna tanık olmak için gelmişti. Ama büyücü ve paralı askerlerinin karşısına hiç beklemedikleri bir şey çıktı. Muhteşem Ureh rüyasının yanı sıra karşılarına çıkacak olan bir dehşet kabusunu onları Gölge Krallığı'na çekecekti. Kılıçlar, büyü ve sonsuza dek sürecek olan bir kavgayla ilgili bu hikaye, Blizzard Entertainment'in çok satan, ödüllü bilgisayar oyunu DIABLO'dan ilham alınarak yaratıldı. ...
Her ikisi de ejderha büyüsünün çocuklarıydılar. Biri sarayda, diğeri ise ormanda saklanarak büyümüştü. Ancak aralarındaki bağ , mesafelerle koparılamayacak kadar özel ve güçlüydü. Ejderha ırkının kanunlarına ve Meclis'in kararlarına aldırmayan iki ejderha , insanları edebi bir esaret altına almak için harekete geçmişlerdi. Draconas ise hiç olmadığı kadar büyük bir ikilem içerisinde yolunu aramaktaydı. Dragonwarld dünyasının dengeleri tehlikeli bir şekilde alt üst olmuştu. Dragonwarld dünyası hiç karşılaşmadığı kadar büyük bir kargaşa ile yüz yüzeydi.
Ejderhaların Sahibesi'nde politik hırsların ve açgözlülüğün, Ejderha Meclisi'nin insanları kendi başlarına bırakma kararını tahrip ettiği bir dünyayla tanıştırmıştı bizi Weis. Bu kararın ihlal edilmesi , ilk akla gelenden çok daha fazlasını tehdit ediyor. Hem insanlığın karşısındaki en büyük tehdit, hemde insanoğlunun yegane kurtuluşu, şiddetten doğan ve farklı şartlarda yetiştirilen ikiz çocuklar. Ormanda ve annesinin bir Amazon'u andıran aşığı Bellona tarafından yetiştirilen Int ve kraliyet sarayında büyüyen Marcus. Bu ikisini korumak , şiddetli iç çekişmelerin Ejderha Maclisi'ni tümüyle tahrip etmek ve tüm fani insanlar üzerinde ateşin baskıcı hükmünü düşürmek üzere olduğu bu günlerde , kendini bir insan olarak...
Sadece ejderhaların ve insanların yer aldığı yeni bir fantastik dünya yaratmış Margaret Weis. Weis fantezinin kalıplarını bir yana itiyor ve yetenelli bir yazarın aslında neler başarabileceğini gösteriyor bu üçlemede. Dragonwarld Üçlemesi bir süredir benzer şekilde ifade edilen benzer düşünceleri okumaktan sıkılmış fantastik edebiyat tutkunlarının uzun zamandır özlediği türden , etkileyici bir çalışma. Seri daha çok bildiğimiz ve alıştığımız dünya üzerinde geçmekte. Bildiğimiz dünyaya var olan tek eklenti Ejderhalar. Manastırda başlayan ve daha sonra ormanın içlerine kadar devam eden bir takip ve yavaşça aydınlanmaya başlayan büyük gizemli bir sır. Okuyanı rahatlıkla kendisine bağlayacak , ağır bir edebi dilin...
lthalus, tanıdığınızda çok seveceğiniz bir adam değildir. Bir hırsız, bir yalancı, zaman zaman cinayet işleyen ve onur sözcüğünün anlamını bile bilmeyen bir insandır. Ama kaderin bir cilvesi, onu aslında kedi olmayan bir kediyle tanıştırır. Böylece Althalus hiç ummadığı olayların ortasında bulur kendini. Yaratıcı Tanrı Deiwos ve yok edici İblis Daeva'nın ebedi savaşı sürerken, gizemli üçüncü tarafın ajanı olarak çıktığı yolculuk, Althalus’un tüm hayatını değiştirecektir. Güçlü, deneyimli ve acımasız düşmanlarına karşı yanında bir grup deneyimsiz gençten başka kimse olmayacaktır: Çocuk denecek yaşta bir savaşçı, genç bir rahip, şımarık bir prenses, yetim bir hırsız, herkesin dışladığı bir cadı... Mutlak iyi ve mutlak...
Buzyeli Vadisi Üçlemesi 1. Kitap
Unutulmuş Diyarlar'ın en kuzeyinde; Buzyeli Vadisi'nde bir macera...
Gedik savaşları efsanesi 2. kitap
Bir zamanlar Midkemia gezegeninde, bir büyücünün yanına çırak olarak verilmiş, bir öksüz olan Pug, büyü marifetiyle açılan bir gedikten geçerek dünyalarına gelen, savaşçı bir ırk olan Tsuranilere esir düşmüştür. Orada bir köleyken, Tsurani toplumunda büyük saygı gören Yüceler Meclisi'nce gücü fark edilir ve ona yeni bir ad verilir -Milamber. Meclis'in elinde, saklı güçlerini kullanmayı öğrenecek, bir eşi daha olmayan, kudretini iki dünyadan alan bir büyücü olacaktır. İki dünyaya da ait olan Milamber, bir taraftan eski sahipleri Shinzawailerin savaşı sona erdirmek için giriştikleri entrikalara destek çıkacak, bir taraftan da zamanın kendisinden bile eski olan bir düşmanla girişilen mücadelede yerini alacaktır. Pug' ın...
gedik savaşları efsanesi 3. kitap
Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'nin öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Arutha'yı, daha zor günler beklemektedir; düğün günlerinde Prenses Anita zehirli bir oka hedef olur. Arutha onu kurtarabilecek tek şey olan Gümüşdiken'i bulmak için yollara düşer. Bu yolculukta Arutha ile sadık yoldaşları, her adımda büyüyen bir tehlikeyi göğüslemek zorundadırlar. Büyücü Pug ise Arutha'nın canına kasteden gücü ararken, en derin korkularının bile ötesinde bir düşmanla karşılaşır... Arutha' nın...
Elric destanı ikinci kitabı
6 kitaplık bir serinin ilk kitabı
Zamanın kaçınılmaz şafağının karşısında korku saçan bir kahraman. Büyülü Melniboné’un eski topraklarını yöneten, Yakut Taht’ta oturan bir kral. Biraz isteyerek de olsa, ölümsüz macerasına giden yola iten keskin ve alaycı bir zekayla lanetlenmiş, ilaçlar ve büyüyle ayakta duran bir albino: Elric.
Hawkmoon destanının son kitabı
Hawkmoon ve dostları sonunda Rünlüasa'nın huzuruna çıkıyorlar, ama küçük bir süprizle aynı anda... Kara İmparatorluğu bilinen dünyadaki istilası bitiyor, tek bir yer dışında, Kamarg. Ve en sonunda kaçınılmaz karşılaşma ve büyük savaş başlıyor.
Hawkmoon destanı üçüncü kitabı
Kara İmparatorluğun ordularından boyut değiştirerek Kamarg'ın sınırları tekrar zorlanmaya başladığında, Hawkmoon'un yolculuğu ve savaşı yeniden başlıyor Rünlü Asa'nın yazgısını kendine kattığı insanların boyutlar arasında yaptığı yolculuk ve Hawkmoon'un Yisselda ve Kamarg'a olan özlemine rağmen kanla beslenen ve kızıl bir ışıltıyla parıldayan Şafak Kılıcı'nı eline alışı... Rünla Asa'nın tarihi devam ediyor...
Hawkmoon destanın ikinci kitabı
Trajik Binyıl'ın ardından yaşam sürmekteydi, ama her şey çok değişmişti. Sonu gelmeyen savaşlar güçlü devletleri parçalamış, insanları korkunç bir kaosun içine sürüklemişti. Bütün Dünya'ya hatta evrene hükmetmelirinin yazgıları olduğuna inanan Granbretan yöneticileri, kan dökmeye duydukları arzu ve sergiledikleri vahşet sayesinde amaçlarına çok yaklaşmışlardı. Ama tarih, zulmün karşısına dikilecek kahramanları yaratmakta asla zorlanmamıştır. Ezeli Şampiyon'un beden bulduğu insanlardan biri olan son Köln Dükü Dorian Hawkmoon, alnına yerleştirilen Kara Mücevher'in korkunç yazgısından kurtuluşunun ardından nişanlısına ve kuşatma altındaki yurduna dönmek üzere yola koyulmuştur....
Hawkmoon destanının başlangıç kitabı
Trajik Binyıl'ın ardından yaşam sürmekteydi, ama her şey çok değişmişti. Sonu gelmeyen savaşlar güçlü Avrupa devletlerini parçalamış, insanları korkunç bir kaosun içine sürüklemişti. Ülkeler ele geçirmek, zaferler kazanmak, krallıklar kurmak arzusu insanların yüreğinden bir türlü çıkmıyordu. Önce Avrupa'ya, sonra bütün Dünya'ya hatta evrene hükmetmelerinin yazgıları olduğuna inanan Granbretan yöneticileri, efsanevi delilikleri kan dökmeye duydukları arzu ve sergiledikleri vahşet sayesinde amaçlarına çok yaklaşmıştı. Ama tarih, zulmün karşısına dikilecek kahramanları yaratmakta asla zorlanmamıştır....
Warcraft serisinin son kitabı
Medivh, güç ve deliliğin birleştiği Azeroth dünyasının en çok korkulan büyücüsüydü. Büyücüler meclisi Kirin Tor, Khangar'ı Medivh'in çırağı olması için Karazhan'a gönderdi. Genç Khandgar burada bu yüce büyücünün taşıdığı sırrı öğrenecek, zamanın ötesinde olanları öğrenme gücünü edinerek en korkunç kabuslarında bile göremeyeceği gerçeklerle yüzleşecekti. Tirisfal Bekçileri kimdi? Dünyayı hangi dehşetli güçlere karşı koruyorlardı? Ateş Lejyonu adıyla bilinen iblis güruhu gerçekten yok edilmiş miydi, yoksa Azeroth dünyasına dehşet salmak için pusuda mı bekliyorlardı? Bütün gizemler ortaya çıkacak ve dünyanın kaderi sonsuza dek değişecekti... Büyü, savaş ve kahramanlıkla ilgili bu hikaye Blizzard Entertainment'ın en çok...
Unutulmuş Diyarlar Kara elf Üçlemesi 2. kitap
Yeryüzünde yaşayanların asla bilemeyeceği kadar dehşet ve tehlikelerle dolu Karanlıkaltı'nın labirent dehlizleri, orada yolculuk etme cesareti gösteren herkese meydan okuyor. Drizzt Do'Urden özgürlüğe giden bu yolculukta, büyülü kedisi Guenhwyar ve diğer yol arkadaşları ile birlikte acımasız bir savaşa girişiyor. Bu bir yolculuk hikayesi. Unutulmuş Diyarlar'da, geleceğe doğru bir yolculuğun, Drizzt Do'Urden'in yolculuğunun hikayesi... Drizzt Do'Urden artık bir kaçak, kendi halkına karşı çıkan drow, artık kimsenin tekbaşına yaşamayı başaramadığı karanlıkaltında bir sürgün kaçak kara elf, karanlık altında yanlızca iç güdülerine ve sadık dostu sevgili yol arkadaşı Guenhwyar'a güvenebilir
Unutulmuş Diyarlar Kara elf Üçlemesi 1. kitap
Bildiğimiz yerlerden uzakta, farklı bir boyutta, tanımadığımız akıllı ırkların; Kara Elf'lerin yaşadığı karanlık bir yer; Menzoberranzan... Soylu evin prensi; Drizzt Do'Urden. Kendi ırkında olmayan bir şeyler arıyor. Dürüstlük, bağlılık, paylaşmak gibi insana ait şeyler... Bu bir yolculuk hikayesi... Unutulmuş diyarlarda, anayurdunda bulamadığı, görmediği ama hissettiği şeylerin peşinde koşan Drizzt Do'Urden'in yolculuğunun hikayesi... gerçekten iyi bir serüven insanı sıkan sayfası nerdeyse yok kendi halkının arasında, kendini yabancı hisseden bir kara elfin hikayesi
Yeni Konu Aç
Okunmuş Say
Oyuncunun El Kitabı (players handbook)
Yüzüklerin Efendisi
Althalus'un Dönüşümü
Warcraft - Son Bekçi
Ölülerin kralı
Çılgın tanrının tılsımıHawkmoon destanın ikinci kitabı