Her türde parçanın sözlerinin,kliplerinin,akorlarının paylaşıldığı, yeni keşiflerin yapılabilineceği bölüm.
Fransız müzik grubu Calogero'nun 2007 tarihli Pomme C albümünden bir parça. Pek güzel bir çeviri yapamadım sözleri için ama idare ediceksiniz :mal:
80'lerin post punk , gotik grubu Red Lorry Yellow Lorry'nin 1985'de çıkardıkları LP 'Talk About The Weather' açılış şarkısı.. Tabi ki yine karanlık ve biraz huzursuz edici.
We Want War, İngiliz dark-indie, post-punk grubu These New Puritans'ın 2010'un en iyi albümlerinden biri olan 'Hidden'da yer alan şarkısı. Şarkı 2009 da single olarak piyasaya çıkmıştı.
Alice Cooper'ın üne kavuşmadan önce, 60'larda, The Nazz grubu için seslendirdiği (bildiğim kadarıyla sözleri kendisine ait) "Lay, Down and Die, Goodbye" isimli bu şarkısı, karanlık/hüzünlü ancak güzel bir parça: The Life and Crimes of Alice Cooper - Wikipedia, the free encyclopedia
Manchester’lı post-punk grubu The Durutti Column'un 1986 çıkışlı Valuable Passages albümünden muhteşem bir şarkı. Özellikle bu şarkıyı seçme sebebim ise grubu hem müzikal olarak tanıtmak hem de sözlerinin olması. Enstrümantal parçaları ile de beğeni kazanan grubun 1978'den bu yana çıkardığı her albüm türü için bulunmaz niteliktedir.
Little Nemo'nun 1989 -Sounds In The Attic albümünün açılış parçası.
The Mission'ın 1986'da çıkarttığı ilk albümü God's Own Medicine'de yer alır bu parça. The Sisters of Mercy'nin dağılmasından sonra dinleyenlerinin yüzünü güldürmüştür The Mission'ın kurulması ve bu memnuniyette özellikle ilk albümlerinin büyük katkısı olduğu görülmekte. Derin sözler ve The Sister of Mercy'den gelen karanlık sesi ile The Mission yeniden doğuşu simgeler. Stay With Me,Wasteland,Severina ve Love Me To Death albümün çıktığı anda listelere giren parçaları. Stay With Me 'nin de bu doğuştaki katkısı yadsınamaz özellikle konserlerde izleyenleri mest eden şarkılardan biridir.
Little Joy,The Black Heart Procession gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşan Los Angeles'lı Warpaint'tin Exquisite Corpse EP isimli...
Lucky Number ile üne kavuşan Lene Lovich'ten cover bir şarkı. Bildiğim kadarı ile öncesinde Tommy James and the Shondells tarafından seslendirilir Sonrasında Tiffany ,Lene Lovich gibi isimler de yorumları ile şarkıyı renklendirir.
Mary Goes Round'un 1990'da çıkarttığı Highway Planet albümünden ... Mary'nin pek çok hikayesini anlatan grubun,bu şarkısı da dikkat çekici. Kısacık sözleri ve müzikal yapısı ile gurubun hitleri arasında çoktan yerini aldı benim gözümde.
İlk olarak Script of the Bridge albümlerinde dinleyenleri ile buluşan bu şarkı sonraki albümlerde de zaman zaman yer almıştır. The Chameleons'un en beğenilen parçalarının arasında yer alırken ,80'lerin müziğinin güzel örneklerinden biri bence.
11.Albümleri No More Shall We Part'ın en hüzünlü şarkılarından biri bence.Sözleri olmasaydı bile dinleyeni alıp götürebilirdi.En çok eleştiri alan albümün,en derin...
Fra Lippo Lippi'nin üçüncü stüdyo albümü Songs'tan.Grubun arkada kalan parçalarından biri,gün bugündür saklandığı yerden çıkarmak tam zamanıdır.Zira pek hareketli ,sizi alıp götüren Fra Lippo Lippi şarkılardan farklı bir yönü var parçanın.
The Evening of the 24th,Virus Meadow,A Retrospective 1983 - 1986,1980-2005 albümlerinde yer alan 'Virus Meadow' isimli bu parça 2009'da piyasaya çıkan When The Rains Come isimli akustik albümde de yerini bulur.Hem sözel olarak hem de müzikal açıdan And Also The Trees'i kusursuz anlatır.Ben de video olarak akustik versiyonunu tercih ettim ,bununla beraber henüz bu grubu dinlememiş olanlara ilk tavsiyelerimden biridir.
The Mission'ın unutulmaz parçalarından biri. Şarkının girişindeki piyano ile gözleriniz kapanır ve bitişindeki son nota ile açılır. Arada geçen 6.28'lik zaman ise her insanı farklı yerlere alıp gider. Sadece The Mission tarihinde değil,müzik tarihindeki ender parçalardan biridir bana göre. Sözlerindeki karanlık ise aşkın özünü verir dinleyenlere,anlayanlara...Sanırım ölene kadar dinlemekten bıkmayacağım bu şarkıyı. :)
The Guns of Brixton The Clash'in 1979 tarihli London Calling adlı albümünde yer alır. Şarkı Simonon'ın kayda geçmiş ilk bestesi ve lead vokal olarak ilk defa söylediği parçadır. Feci bir parçadır. Baştan aşağı tehdit içerir. Sokakta serseri takılan bir ritmi vardır parçanın, gideri boldur. 1700'lerin Jamaika'sında Maroon adlı isyancı kölelerin efendilere karşı başlattığı ayaklanmalarda köleleri silahbaşına çağırmak için inek bonuzundan yapılma abeng adlı aletler vardır. İşte The Guns of Brixton'da bir abeng tadı bulunur. Şarkı bir abeng sesidir, isyana teşvik edicidir.
Avustralya'lı post punk grubu The Churh 'un 1988 yılında çıkardığı Starfish albümünden bir parça . Söz ve müzikler grubun vokalist ve bassisti Steve Kilbey'e ait. Şarkı hernakadar 80 li yıllarda çok büyük hit olmuş ve 40 hafta liste başı kalmayı başarmışsada birçok kişi bu şarkıyı Donnie Darko filminin soundtrackından hatırlayacaktır.
Son dönemde indie tarz müzikte çok beğendiğim ve sürekli dinlediğim bir grup Calla.1997'de New York'ta kurulmuşlar.2001'de çıkardıkları ikinci stüdyo albümleri Scavengers oldukça başarılı bir albüm,Fear Of Fireflies 'ta bu albümden.
Pink Turns Blue'nun If Two Worlds Kiss ve Re-Union albümlerinde yer alan şarkıları.Pek hareketli olmasıyla birlikte sözlerindeki yalınlık hoş gitmiştir.
evet, ayışığında olmuştu herşey, kemal, o ayyüzlünün gönlünü sürüklemişti ayın aydınlığına. şimdi düşününce herşey çok garip görünüyor, acıklı, yürek hiçbir şeyi anlamıyor artık. o kadar aptallık etmeseydin diyor, hep kollarında kalacaktı halbuki. manos hacıdakis’e soruyorlar: “eşcinsel misiniz?” “yunanistan’da” diyor hacıdakis, “sanatçılar, ya komünisttir ya da eşcinsel. ben komünist değilim!” işte o manos, işte o şarkı, kemal! ama bu kez raining pleasure söylüyor, ne yalan söyleyim, güzel söylüyor:
Talking Heads'in 1977'de çıkardıkları Talking Heads: 77 adlı albümdendir bu şarkı.New wave'in etkisi,ritimle birlikte dinleyeni alıp götürmekte.Sözlerdeki eğlence ise şarkıya eşlik için birebir.Sonrasında pek çok isim tarafından da cover'lanmıştır.
Phantasm(1979) filminin Exorcist ile Halloween'inkine benzer ama bu benzerliğe rağmen, oldukça güzel şarkısı.
Dinlerken insanı oradan oraya sürükleyen muhteşem grup The House of Love 'ın manidar şarkılarından biri.1986-88: The Creation Recordings,Best albümlerinde bulabileceğiniz şarkı The House of Love klasikleri içinde çoktan yerini aldı benim gönlümde. :)
Amanda Palmer ve Brian Viglione tarafından Britanya'da kurulan punk-kabare grubu The Dresden Dolls .Piyanı ve davul ile harikalar yaratıyorlar.2004'te ilk albümleri çıktı,canlı performansları ile albüm kayıtları arasındaki uyum dinleyenleri hayal kırıklığına uğratmıyor.Bu parça da Yes, Virginia albümlerinden.
1987 yılında çıkan The First Chapter isimli albümlerinden harika bir parça.Nerden geldiğini çözemediğim bir hüzün kaplıyor bu şarkıyı dinlerken.The Mission'ın güzel parçalarının toplandığı bu albümde dinlemeyenlere tavsiye.
Yeni Konu Aç
Okunmuş Say
Even Tall Trees Bend - Fra Lippo Lippi
Bird of Passage - The Mission
Virus Meadow - And Also The Trees
The Guns of Brixton - The Clash
Fear Of Fireflies - Calla
Missing You - Pink Turns Blue
Raining Pleasure - Kemal
Psycho Killer - Talking Heads
Phantasm Theme Song - F. Myrow & M. Seagrave
Loneliness Is A Gun - The House of Love
Helloween
The Sisters Of Mercy
Doro
Summer Wine - Ville Valo & Natalia Avelon
Echoes - Pink Floyd
Lady d'Arbanville - Cat Stevens/ Yusuf İslam
Wish You Were Here - Pink Floyd
American Pie - Don Mclean
Smoke On The Water - Deep Purple
Du Hast - Rammstein
Like Spinning Plates - Radiohead
Shine On You Crazy Diamond (Part I-V) - Pink Floyd
Brothers In Arms - Dire Straits
Sons Of Odin - Manowar (EP)