Konuyu Açan : Dairuin
80'lerden bugüne kadar müzik dünyamıza özgün yapıtlar kazandıran,o zamanın çocuklarının bugünlere gelirken onların ezgileriyle büyüdükleri bir grup Ezginin Günlüğü.Müzik dünyasına sığmayışları,daha çok bizim dünyamızdan oluşları,yazdıkları şiirler,söyledikleri şarkılar...Her adımları ile bizi biraz daha aydınlığa taşıyacak isimlerden olan grubun biraz daha geçmişine ve hayata bakışlarına yer vermek istedik.Nadir Göktürk aracılığı ile Ezginin Günlüğü'nün sayfalarında gezindik.Yeni albümleri için yola çıktıkları şu yoğun zamanlarında bizimle söyleştikleri için teşekkür ederiz.Yeni albümde yeni röportajlara...
1-Grubun 80'lerde bir araya gelişi ve amacı neydi?
Tabii ki bütün müzisyenler gibi biz de müzik yapmak amacıyla bir araya geldik. Ama grup çalışmasının en temel özelliği, kişisel bilgi ve birikimlerin harmanlanmasına imkan tanımasıdır. Yani bir ürün birden fazla göz tarafından incelenmiş olur. Bunun olumsuz yönleri de olabilir elbette, ama o öyle hissederseniz de, birlikte çalışmazsınız zaten. Bu bir araya geliş tarihinin özelliği, bizim ancak o yıllarda kendimizi böyle bir işe hazır hissetmemizdendir. Yoksa bildiğiniz gibi 12 Eylül’ün sıkıyönetimli bir döneminde müzik yapmaya girişmek, hele de bizim anlayışımızda bir müzikse söz konusu olan, hiç de akıl karı bir iş değildi. Çünkü konserler için izin almak, bir sürü polisiye baskı altında konsere çıkmak, konserden sonraki akibetinizden emin olmamak hiç de hoş şeyler değildir.
2- 83 ile 90 arası birinci döneminiz dersek, ikinci döneme geçiş zor olmadı mı? Grupta tek kişi kalmıştı çünkü.
Elbette ki birlikte çalışmaya alışmış olan insanlar, birbirlerinin huyunu suyunu falan öğrenmiş oluyor ve çalışma koşullarını daha rahatlıkla oluşturabiliyor. Ama Ezginin Günlüğü’nün kadrosu, tarihinin hiçbir döneminde rastgele insanlardan oluşmadığı için, yani birlikte belli bir uyumu yakalayabilecek insanlarla çalışmak gibi bir geleneği olduğu için, yeni kurulan kadroyla da çalışmanın pek bir zorluğu olmadı. Zaten ben Hüsnü’yle daha önceden tanışıyordum. O sıralar yurtdışında yaşamaktaydı. 90’ların başında da yurda dönünce hemen kolları sıvadık ve ‘İstavrit’ albümünü hazırlayarak işe başladık.
3- Kadro tamamiyle değişti neden aynı isme devam ettiniz ve önceki dinleyici kitlenizden gelen dönütler nasıldı?
Kadro değişti ama, ben de Ezginin Günlüğü’ne 10 yıla yakın bir süre çok büyük emek harcamıştım. Yani hem müzik yönüyle hem de diğer konularda, ki buna hamallık da dahil, zaman ve emek vermiştim. Gruptan ayrılan insanlar da kendi istekleriyle ayrıldılar, kendi işlerini yapmak üzere ve benim bu işi sürdürme niyetimi bilerek ve kabul ederek ayrıldılar. Tabii ki daha sonra bu işi dedikodu malzemesi yapmak isteyen çeşitli basın organları oldu, ama bizim ayrılma açıklamamız da o günlerin dergilerinde mevcuttur. Dolayısıyla da, ben, yıllarca emek verdiğim bir ismi devam ettirme konusunda hiç tereddüt etmedim. Bunu yadırgayanlar ve eleştirenler oldu mutlaka, kimseden benim emeğime saygı göstermesini bekleyemem, ama benim de kendi emeğime saygı göstermek en doğal hakkım.
![]() |
shadow | Türkçe Müzik | on 23-12-2008 13:01
MojoRisin | Şarkı Incelemeleri | on 28-10-2007 00:55
kkelebekk | Road Trip | on 27-09-2007 11:29
Lizard King | Beyin Fırtınası | on 25-07-2004 19:18
Lizard King | Road Trip | on 27-05-2004 21:50