Konuyu Açan : Dairuin
Genç yaşta sinemaya yöneldikten sonra,bugüne kadar pek çok başarılı işe imzasını atan Abdulbaki Yavuz konuğumuz...Hem kısa film alanında hem de görsel sanatlar için önemli çalışmaları olan, Hipokrat,Kumbara,Bir Kaplumbağa ve Tavşan Hikayesi gibi kısa filmleri ile hem ülkemizde hem de dünyada pek çok festivale konuk olan yönetmenin hayatı yansıttığı beyazperde tüm izleyenleri için keyif verici.Samimiyetinin yanında mütevaziliği ile bir kere daha gönlümüzü kazanan Yavuz’a,teşekkür ediyoruz bu güzel söyleşi için.
1-Sinemaya ilk lisede çektiğiniz Tesbix ile başladığınızı biliyoruz.Bu
çalışmadan ve kendinizden biraz söz eder misiniz?
Her birey gibi benim de en önemli kaygım kendimi ifade edebilme. 85 yılında dünyaya geldiğimden andan itibaren bugüne kadar hep bunun çabasını verdim.
Ölene kadar da bu çaba devam edecek. Resim yaptım, müzikle uğraştım, yazı
yazdım... Hiç birinde kendimi bulamadım ya da kendimi ifade edemedim. Ta ki
ilk kamera ile karşılaşıncaya kadar.
Tesbix benim için dönüm noktası olan bir çalışma. İlk kez kamerayla
tanıştığımın ertesi günü çekmiştim o filmi. Bir senaryom dahi yoktu. O dönem
Matrix fırtınası esiyordu etrafta. Bende o donelerden faydalanarak o an
aklıma gelen her şeyi çektim. Asıl macera bundan sonra başladı. Film çekmeyi
3 yıl sonra öğrendim ama film kurgulamayı Tesbix'de öğrendim.
2-2006'da dört çalışmanız var Kumbara,Macrocosmic Minimal Yaşamlar,Fosil ve Yüzsüzler.Sürekli üretiyorsunuz ve yaşamdan sahneleri aktarıyorsunuz.Bu
bağlamda sinema alanındaki çalışmalarınızı anlatır mısınız?
2006 yılına kadar sinemayla alakalı bir çok şey yaptım. Kurgu asistanlığı,
görüntü yönetmeni asistanlığı, reji asistanlığı, ışık asistanlığı gibi
çeşitli branşlarda kendimi yetiştirmeye çalıştım. 2006 yılı bu birikimlerin
artık pratiğe dönüşmeye başladığım senedir. Bu filmlerin genel özelliği
bilginin ve gözlemin, pratiğe dönüşmesidir. Konu olarak ise yaşamdan
faydalanmak benim açımdan en doğrusu. Gördüğüm, duyduğum ,yaşadığım bir çok
şey bana esin kaynağı olabiliyor. İçime işliyor. Ee yönetmenin en büyük
lüksü içinden geleni yansıtmak değil mi?
3-Özellikle Kumbara pek çok yerde gösterildi. Tema olarak da izleyeni vuran
bir yanı var.Bu filmin oluşumunda orijinal çekim ürünlerini görebiliyoruz.Filmin kurgusundan ve kullanılan tekniklerden bahsedebilir
miyiz?
Kumbara benim uykusuz bir gecemin ürünüdür. Sabaha kadar ekranlarda
gördüğümüz savaş görüntüleri dolandı durdu aklımda. Bu görüntüler üzerine
bir şeyler yapmam gerekiyordu. Ertesi sabah uyumadan hazırlıklara başladım.
Filmin çekimleri 2 günde tamamlandı ama kurgu aşaması biraz zor tamamlandı.
Duyarlıyım diyen bazı kanallar istediğim görüntüler için çok yüksek
rakamlara istedi. Biz de zaman alan bir bürokrasiden sonra TRT'den aldık
görüntüleri.
![]() |
Dairuin | Perde Arkası | on 02-12-2008 21:39
Dairuin | Perde Arkası | on 19-03-2008 13:08
mus_taf | Biyografiler | on 01-01-2008 14:04
void | Türkçe Müzik | on 25-11-2006 16:46