Sinema filmi,dizi,belgesel,kısa film vb. türlerin tanıtıldığı,eleştirildiği izlemek isteyenlere referans olacak bölüm.
Görevinden ayrılan ve taşınma kararı alan Profesör John Oldman eşyalarını toplarken üniversitede onunla birlikte çalışan arkadaşları kendisine veda etmek için onu ziyaret ederler. Profesörün hem okulda hemde özel yaşantısında mutlu olduğunu belirten arkadaşları bir türlü neden John Oldman'ın ayrılma kararı verdiğini anlayamaz ve kendisini sıkıştırarak nedenini öğrenmeye çalışırlar. Profesörün en çok arananlar listesinde olduğunun bile ima edilmesi üzerine Profesör arkadaşlarına konuyu değiştirmek ve viski içerken tartışacak bir konu olması için 14000 yaşında bir adamın hiç ölmeden yaşayıp yaşayamaması fikrini sorar. O kadar güzel yapılmış ve konusu o kadar başarıyla oluşturulmuş bir filmki daha dün seyretmeme rağmen haftasonu...
Quentin Tarantino tarafından senaryosu yazılan ve yönetilen Inglourious Basterds 2009 yapımı bir savaş filmidir. Almanya ve Fransa'nın birçok değişik bölgesinde çekilen filmin konusu 1940 yıllarda Alman işgalindeki Fransa'da tamamı yahudilerden oluşturulan bir gerilla timinin yaşadıklarını içeriyor. Tarantinı tarafından film Ikinci Dünya savaşı ana temalı spagetti western yakıştırması alıyor. Film ismini 1978 yılında Enzo Castellari'nin The Dirty Dozen benzeri filmi olan The Inglorious Bastards filminden almakta. Tarantino 1978 yapımı filmden esinlendiğini dile getirsede kendi yapımının eski filmin tekrarı olmadığını ve çok büyük farklılıklar içerdiğinden dolayı farklı bir yapım olduğunu belirtiyor. Filmde ayrıca orijinal...
Canından çok sevdiği kızının kaçırılışını, çaresiz ve hiçbir şey yapamadan, -cep telefonu bağlantısında- öğrenen bir babanın yerinde olsanız ne yaparsınız?
Lazarus (Samuel L. Jackson) hayatının kadınını bulduğuna inanarak evlenmiş; blues şarkıları söylemeyi bırakmıştır. Karısı tarafından aldatılıp evliliği paramparça olunca aradığı huzuru yeniden eski dostu gitarında ve blues şarkılarında bulmaya çalışır. Ta ki karşısına Rae (Christina Ricci) çıkıncaya kadar… Bilincini kaybedinceye kadar dövülen Rae, asfaltın kenarına yarı çıplak halde bırakılmıştır. Lazarus onu bulduğunda Rae ölmek üzeredir. Tanrı korkusuyla dopdolu olan orta yaşlı adamın, tekrar sağlığına kavuşturmaya çalıştığı bu genç kadının aslında kendi hayatını mahvetmiş bir sokak fahişesi olduğunu anlaması uzun sürmez. Lazarus, bu genç kadındaki ahlâksızlık hastalığını kendi yöntemleriyle tedavi etmeye karar verir. ...
'86 yapımı ken russell filmi.frankensteinin yaratıldığı gece.
New York'ta Beş Minare -Deccal-, Mahsun Kırmızıgül'ün 10 senedir çekmeyi düşündüğü, ama imkansızlıklar yüzünden çekemediği bir filmmiş. Hatta film en başta Sinan Çetin tarafından çekilecekmiş; ancak sonrasında Mahsun Kırmızıgül yüksek bir meblağ ödeyerek kendi seneryosunu geri satın almış. Filmin oyuncu kadrosu aslında oldukça kalabalık; Haluk Bilginer, Ali Süremli, Saliha Kalyoncu, Zafer Ergin, Mahsun Kırmızıgül ve Mustafa Sandal. Özellikle Mustafa Sandal gayet eğreti duruyor fragmanda, ama bilemeyeceğim. Vizyon tarihi 5 Kasım 2010imiş; daha vakit var yani; ama bence elimizdeki fragman ile tartışılacağa benziyor. Filmin konusu hakkında tam birşey bulabildiğimi sanmıyorum. Mustafa Sandal ve Mahsun Kırmızıgül'ün iki...
Dexter Morgan , üvery babası tarafından eğitilen , Miami PD'de kan uzmanı olarak çalışan ve dedektif bir kız kardeşe sahip seri katil. Çocukluğunda hayvanları öldürme eğilimini iyi tahlil eden babasının onu olduğu kişi olarak kabul etmesi ve yakalanmaması için özel eğitmesi sayesinde yakalanmadan en iyi yaptığı iş olan öldürmeye odaklanabiliyor. Harry tarafından yetiştirilirken hak etmeyen kimseyi öldürmemek üzere bir kod belirleyen Dexter yasaların elinden kurtulan gizli suçluların amansız takipçisi olmaktan vazgeçmiyor. Dexter'ın yaşamı karşılaştığı ve Ice Truck Killer ismiyle anılan özel bir seri katile yakınlık duymaya başlayan Dexter'ın en büyük amacı kendisiylede temasa geçen bu seri katilin kim olduğunu bulmaktır....
80'lerde ülkemizde nedense Bloodsport'tan sonra taninma firsati bulmus Van Damme filmi.
Yapım:2009 ~ ABD Fransa Tür:Aile, Komedi, Romantik Yönetmen:Woody Allen Senaryo:Woody Allen Yapımcı:Stephen Tenenbaum, Letty Aronson Görüntü Yönetmeni:Harris Savides Filmin Websitesi:WHATEVER WORKS || A SONY PICTURES CLASSICS RELEASE
Şimdilik 10 bölümü yayımlanmış, imdb de puanı 8.3 olan bir televizyon dizisi FlashForward. 30 Kasımda araya girmiş, 18Mart 2010'dan itibaren de ABD'de gösterimine devam edilecek. Konusundan bahsetmek gerekirse; FBI ajanlarımız Mark ve Demetri bir büyük bir operasyon üzerindediler, tam da bu sırada tüm dünyada herkes 2dakika17saniyeliğine bayılır ve gelekteki bir günü(29nisan2010)görür. Sonra da ayılırlar ve olaylar başlar. Açıkcası izlenebilir bir dizi fakat sonunu neye bağlayacaklarına, bağlayıp bağlayamayacaklarına göre dizi üzerindeki fikirlerim değişebilir. Bir de tabii buara böyle geleceğe dair dizilere fazlasıyla takılmış bir halde. Bi yerden sonra monoton gelmesin de bize :) bkz. paralel evrenler kuramı. Şuara...
Başrolünde bir köpeğin olduğu ve kahramanın sıcak bir yuvadan başka bir sıcak yuvaya yaptığı yolculukları anlatan filmleri sever misiniz? Bu arada filmin dış ses anlatıcısı da başroldeki köpek olacak.
Henüz daha yeni bir dizi olduğu için imdb puanı gözükmeyen, işin kötüsü şimdilik sadece 5 bölümü olan ve 6. bölüme dair bir haber alamadığım BBC dizisi, diye tanımlayabiliriz Paradox'u. İlk 5 bölümünde olaylar tam gaz gitmiş ve 5. bölümün sonunda da bizi (şahsen beni) dumura uğrtmış bulunmaktalar, ancak dizinin kalanının ne zaman yayımlanacağı, ya da yayımlanıp yayımlanmayacağı belli değil sanırım. Konusu içinse, uzay araştırmaları yapan bir fizikçinin bilgisayarına yakın gelecek ile ilgili bir takım resimlerin gelmesi ve buna bağlı olayların polisle birlikte aydınlatılmaya çalışması, diyebiliriz. Açıkcası temposu yoğun bir dizi. Sonu neye bağlayacak, bağlanacak mı bilmiyorum ama bu 5 bölüm için bile izlenir. -RdkxXXcM1Q
"The Watercolor" ismine kanmayın. Film tamamen Türk yapımı ve tamamı digital ortamda ve resimler birleştirilerek 3 yılda tamamlanmış bir film. Fakat adından da anlaşıldığı üzere İngilizce. Yönetmeni Cihat Hazardağlı. Film, 13 Kasımda vizyona girmiş; fakat bir hafta bile sinemalarda oynatılmadan vizyondan kalkmış. Zaten bu digital filmi (8mm falan olmadığı için) oynatabilecek düzeneğe sahip istanbul'da bile 2-3 sinema varmış. Filmin oyuncuları konuk oldukları Okan Bayülge'nin Disko Kralı şovunda da filmin yurtdışındaki yarışmaları hedef aldığını belirtilmiş. Sanırım bu yarışmalara katıldıktan sonra tekrar vizyona sokulması düşünülüyormuş. Açıkcası değişik bir filme benziyor fragmanından gördüğüm kadarıyla. Zengin bir...
Timur Frank, nişanlısı ile birlikte Ruh Sevenler Derneği adlı bir spiritizma gurubunun toplantısına katılır.Toplantıdakilerin ısrarla ruhların varlığını kabul etmesine rağmen Timur onlara karşı çıkıp aklı ve pozitivizmi savunur.Ruh çağırma seansı sırasında da onları korkutur.Bu esnada gelen esrarrengiz bir adam Timur'un dedesinin vasiyetini Timur'a verip ortadan yok olur.Timur bunun üzerine dedesinin kalesine gidip onun hayatının projesi olan ölümü yenme deneyini uygulamaya koyar.
Film, 1950′lerin mükemmel Amerika’sında geçiyor. İkinci Dünya Savaşı yeni bitmiş, Amerika Dünya’nın yeni lideri… insanların liderlerine olan muhtaçlığı ve liderlerin insanlara herşeyi açıklamadığı, herşeyin günlük güneşlik olduğu ama aslında sansürlerden örülmüş bir altın bir kafes içinde tozpembe bir dünya. Bu mükemmel dünyada, biraz garip derecede sessiz, sakin ve hatta biraz uyuz diyebileceğimiz bir ilkokul ögrencisi vardır. Kendisi, onunla çok ilgilenen ve onu çok seven ama tarifi zor bir şekilde garip oldukları besbelli bir anne ve babaya sahiptir. Herşeyin son derece normal gözüktüğü bu ailenin evinde yavaş yavaş hiç de normal olmayan şeyler ortaya çıkacaktır.
Jan Jakub Kolski'nin yönettiği 2003 polonya yapımı bir film. golden eagles'ta 5, Gdynia film festivalinde 6, Venice film festivalinde de selected 2003 ödülü almış bir film.
Serinin en güzel filmi
2. Dünya Savaşı'nın sonunda Seita ve kardeşi Setsuko'nun hikayesi anlatılıyor Ateş Böceklerinin Mezarı'nda. yönetmen ve senarist Isao Takahata'nın anime filmi savaşı muhattabı tarafından anlatıyor. Miyazaki filmlerini hatırlatsa da film, Takahata bu ikinci filminde Miyazaki ustanın açtığı yoldan onu hiç aratmayacak ustalıkta ilerlediğini gösteriyor. anime filmlerde çok fazla görmeye alışmadığımız bir nevi oyunculuk başarısı dikkat çekiyor. gestus demek ne kadar doğru olur emin değilim ama özellikle Setsuko en can alıcı yerde en can alıcı tavırları sergiliyor çizimleriyle, feci rol attırıyor kısaca. duygusal anlamda yorucu bir film. perişan olmaya hazırlanmalı filmi izlemeye niyetlenen insan. savaşın iki kardeşin hayatını nasıl...
Hayata yasadışı alkol üretimi ve satışıyla başlayan Larry Flint işlettiği striptiz barından daha fazla nasıl para kazanırım düşüncesiyle yola çıkan ve hazırlayacağı bir bülten ile daha fazla müşteri kazanmayı hedeflerken önüne çıkan bir fırsatı değerlendiren Flint bir anda Amerikan adult medya dünyasının en önde gelen kişilerinden birisi halini alır. Buna karşın Flint sınırları zorlayan bir düşünceye sahip olduğu için özellikle Porno endüstirisi karşıtlarının ana hedefi olur ve yasalar önünde kendisini devamlı savunmak durumunda kalır. Bu mücadelesinde Flint'in yanında yer alan eski striptizci karısı Althea ve düşünce özgürlüğünün ABD'de yaşayan her bireyin hakkı olduğuna inanan idealist avukat Alan Isaacman ile yasalar...
1960'lı yıllarda Ingiltere'de Pop ve Rock çıkışa geçmişken Devlet tekelinde olan radyolarda günde sadece 45 dakika Rock ve Pop çalınmasına müsade ediliyordu. Quentin önderliğinde kurulmuş Pirate Rock Radio Kuzey Denizinde bir gemiden yaptıkları 24 saat aralıksız yayın ile tüm Ingiltere'nin gönlünü fethetmiş ve en çok dinlenen Radyo Istasyonu durumuna gelmişlerdi. Pirate Rock Radio'nun Ingiliz asaletine uymadığını düşünen Ingiliz hükümeti ise Radyo'yu kapatabilmek için her türlü imkanı değerlendiriyorlardı. Ufak bir gemide bulunan Radio Rock elemanlarının ise kendi içlerinde sorunları bulunuyordu birbirleriyle mücadele , bir gemide sadece haftanın belli günlerinde kız getirme durumu vs... Senaryosunu ve Yönetmenliğini...
Yeni Konu Aç
Okunmuş Say
New York'ta Beş Minare
Taken
Kim Kiminle Nerede
Paradox
Baxter
FlashForward
The Watercolor - Suluboya
Sevimli Frankenştayn
Parents
Grave of the Fireflies
Inglourious Basterds
The People vs. Larry Flynt
Sis ve Gece
Departures(Gidişler)
Nefes
In The Valley of Elah
Dexter
Requiem For a Dream
Ghost Rider
Hostel:Part 2
My Blueberry Nights
Bücür Cadı ve Yunus Bülbül
Tutunamayanlar (Dark Horse)
Fight Club
Beauty and the Beast (Güzel ve Cirkin) -Dizi-
Gemide
300
Heroes (Dizi)
Testere-2
Eternal Sunshine of the Spotless Mind
The Man From Earth
Rockstar
Constantine
scarface
Salinui Chueok(Memories of Murder - Cinayet Günlüğü)
La mano che nutre la morte (Ölümün Nefesi)