Bilinmez
Posted 08-05-2009 at 01:02 by ansaneri
Bir gece kalır paylaştığınız, yıldızları
Aynı gözlerle görebilirsiniz ancak
Gökyüzü sıkışır göğüs kodesine
Kelimeler, becerseler cümle olurlardı
Sessizlik aşinadır aranızda kalmaya
Yine de unutma, aşktı getiren onu yanına
Şimdinin olmasa bile geçmişin hörmetine
Bilinçaltı orospusudur zamanın.
Tam da o gözünün daldığı yerde
Bir çocuk uzatır süt kokan ellerini sana
Kemirir cümle kuytularını
Aşk da tuzaklar kurar...
Çarpık Sevişme
Posted 21-01-2009 at 00:27 by ansaneri
Ölüler yönetiyor bu şehri
Bir nefes sıhhat tütüyor dürümcüden
Erketeye yatmışlardı besbelli
Çocuklar eski yerlerinde değil artık
Havanın soğukluğundan bana ne
Korkudan buz kesmiş ayaklarım, titriyor
Her yağmurda farklı bir şemsiye gerek
Aşık olamıyorsun bu şehirde
Her sigaraya farklı bir çakmak gerek
Bendeki haberler hoşuna gitmiyor hiçbirinin
Latife durumdan bi haber
Dersten çıkmamış, henüz sevişmemiş
Ölüler yönetiyor...
Tuzsuz Sular Okyanusu
Posted 13-01-2009 at 15:05 by ansaneri
Düşün ki bir fırtınanın ortasında
İkinci el bir takadasın
Geldiğin yeri çoktan unutmuş
Gideceğin yere yolu yarılamışsın
Yarısındasın bütün denizlerin
Zaman diyetine başlamışsın
Dalgalar öyle amansız, öyle usanmaz ki
Ortalık süt liman
Sen dinsiz bir kaptan
Kendini kendinden boşamışsın
Ne siren, ne yakarış, ne imdat
Gebe kalmış bir bakire gibi
Çığlık atacağın yerde
Donup kalmışsın
Alabora...
Sonbahar: Vazgeçmedim bu dünyadan!
Posted 06-01-2009 at 19:49 by ansaneri
Yıllar önceydi. Süper Baba’nın birkaç bölümü Sürmene’de çekilecekti ve ben ilk kez takım elbise giymenin heyecanıyla ortaokula başlamıştım. Şevket Altuğ’un neden o role seçilmiş olduğunu anlamak hiç de zor olmamıştı. Peki Sümer Tilmaç 80’lerin o kötü adamı mıydı. Her neyse, benim için asıl mesele biraz daha uzaktaydı. Taşralı sevimli bir çocuk olmanın verdiği avantajla biraz daha yaklaştım. Hiç kıpırdamadan çevreyi süzüyordu, Kartal Tibet ne kadar da büyüktü. İlk kez bir...
Halkı Nisyana Teşvik!
Posted 21-12-2008 at 12:35 by ansaneri
South Park’ın yakın zamanlarda yayınlanan bir bölümündeydi sanırım. Stan’in babası Randy, katıldığı bir yarışma programında Amerika’da yaşayan Afrika kökenli Amerikalılar için ‘zenci’ demişti ve bütün toplum tarafından ‘ırkçı adam’ olarak anılmaya başlamıştı. Tam da bu noktada South Park’ın nerede hangi tavrı göstereceği belli olmayan bağımsız muhafa-zakar demokrat (?) refleksleri ortaya çıkmış ve bir insanı ırkçılıkla suçlamanın onu ne kadar rencide...
Okuma yazma bilmeyen çocuklara
Posted 08-11-2008 at 00:57 by ansaneri
Okuması yazması olanlar,
Altın suyuna daldırılıp
Sükuneti seçtiğinden beridir
Okuma yazma bilmeyen çocuklara
Alfabeden harfler dağıtıyorum artık.
Anlatın onlara çocuklar diyorum..
Biz anlatamadık,
Bari siz anlatın.
Ve ekliyorum;
Çocuklar çabuk, büyümeden yazın.
Olmasın ne kalem ne de kağıt
Duymamış olun yoksulluktan başka
Tek bir sözcük
Gözyaşıyla, alın teriyle yazın.
Gözleri hala gülen çocuklar....
Şişman
Posted 03-08-2008 at 12:33 by ansaneri
Varol..Varol..Varooooll..normal zamanlarda annesini beş dakika daha yatakta kalabilmesi için ikna etmeye çalışırdı..fakat bugün haftanın o en özel günüydü..beden eğitimi dersi vardı ve geçen haftaki maç şaibeli bir beraberlikle sonuçlanmıştı..yatak odasının hemen karşısındaki çok yaşlı,çok sert ve çok hasta bir kadına ait olan ve tamamen sahibinin özelliklerini barındıran bina gökyüzünü görmesini engelliyordu..koşarak oturma odasına geçti..perdeyi ve güneşliği çeker çekmez gözleri kamaştı..yağmur...
Ha Bu Akan Dereler…
Posted 30-07-2008 at 02:17 by ansaneri
Hopa’daki festivalin bugünkü haliyle yapılacak son festival olabileceği ihtimali apar topar Trabzon’dan Hopa’ya gitmemize yetmişti. Son olabilecek festival diyorum çünkü Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun tek sosyalist belediyesi yöredeki bazı‘devrimciler’ tarafından önümüzdeki seçimlerde desteklenmeyecek gibi. Örgütlü ama bir arada olamayan parti: ÖDP içindeki pek bilinmeyen (!) taht kavgası da cabası. İşte bu sebeplerden, yani Hopa belediye başkanının yalnız...
Konuşmayalım bu gece
Posted 23-06-2008 at 23:40 by ansaneri
Konuşmayalım bu gece
Bırak, içimden akıp gitsin kelimeler
Hiç kimsenin olmadığı yere varsın.
Sorgulasın zaman kendi geçmişini
Güvercinlerin göç mevsimi gelsin
Hiçbir şey ulaşmasın sana, bana dair.
Geçmediğim caddelerden geç geçeceksen
Okumadığım şiirleri oku
Bu gece şehir hüzün dolu.
Saklayalım biriktirdiğimiz hazineleri
Cellatlara kafa tutmayalım
Acemi sevişmelerimizden söz eden olursa
Hükümsüzdür...
Yolda
Posted 26-03-2008 at 02:43 by ansaneri
Çocuk durmadan yürüyordu.
Adımları, çalalı epey olmuş
Teneffüs zilini andırıyordu,oysa
Ortalıkta dinlenilecek tek kelime
Ses dahi yoktu.Ne de insan.
Zifti fazla kaçmış, tozu dumandan ayrı
Bir yol.Yol olmalıydı her yerde.
En azından görebildiği kadarıyla.
Çocuk sadece parmak uçlarına bakıyordu.
Aldırış etmiyordu durumuna,
Yürüyordu işte.Yapılacak
Daha ne olabilirdi
Bir yol üzerinde iki ayak
Başka ne...

