Sövüyorsam Boş Yere Değil
Posted 04-01-2010 at 13:59 by akh_horus
Bu sabah aslında diğerlerinden farksız olarak yine güne söverek başladım. Hayır hayır sövmememin sebebi mutsuz olduğum ya da uykumu alamadığım için değildi bu sefer. Sövmek için belli bir neden bulunmasına gerek yok, düşünebiliyor olmanız yeterli ( dilsiz insanları da hesaba katarak konuşursak...) . Her neyse efendim konumuza geri dönersek sövmemin nedenini göreceğiz. Şöyle ki, sanki göz kapaklarım saydammışçasına cümle güneş ışığı gözlerimin içine doluyordu. Üstelik ocak ayında saat 14:00 gibi zamandı. Şimdi diyeceksiniz ki daha ne istiyorsun be amcaoğlu bu zamanda bulunmaz bursa kumaşından gömlek diktirmişsin. Tamam haklı gibi görünebilirsiniz ama bünyemin yazına dahi güneş ışığı görmediğini ( Geride bıraktığımız yaz ayında bir otelin gece vardiyasında barmenlik yapıyor idim) varsayarsak ve de hali hazırda ki uyku düzenim sayesinde her sabah 5:00 gibi kendimi ancak uykunun kollarına bırakabildiğimi de düşünürsek yaklaşık olarak en son güneş ışı denilen huzme ile karşılaşmamın üstünden rahat bir 7-8 ay geçmişti. Bir de güneş ışığından kastım öle dışarı çıkınca görülen parlaklık değil. Işığın sizi rahatsız ettiği cisimleşmiş hali. Yoksa çıkın dışarı kış güneşi denen yalancı aydınlıktan bulabilirsiniz.
Saat 5:00 gibi uyuduğumdan bahsetmiştim. Uyanıp sövmeye başladığımda bir anda küfürlerim yön değiştirerek "ulan sabah 5:00 te yatılırmı bre ..." gibi noktalardan kendime doğrulmuştu. Bu noktada içsel bir sorgulama ihtiyacı hissettim ve yataktan kalkmadan sorgulamama başladım. Neden bazı insanların uyandığı saate ben yeni yatıyordum? Bu sorunun cevabını bulmak çok uzun sürmedi. Masa Tenisi adlı bir ders yüzünden okulum yarım dönem uzamıştı. Daha sonra okuduğum bölüm olan İktisat ile masa tenisinin yakın alakasını hala kavrayamamış olduğum için bir kere daha sövdüm. Akabinde "ulan bende ne gereksiz konularda sövüyorum" diyerek ufak bir farkındalık yaşadıysamda bana masa tenisinden okul uzatan sisteme de esaslı bir küfür etmekten beni alıkoyamadı söz konusu farkındalık. Eğer herşey planladığım gibi olsaydı şu anda saat 5:00 ın yattığım zaman değil kalktığım zaman olacaktı. Askerde olacaktım 5 ay gibi kısa bir süre zarfı sonrasında askerden dönüp 1-2 hafta güzel bir tatil yapıcaktım. Tatilden döndüğüm zaman en kallavisinden bir CV hazırlayıp çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren bilimum şirketlerin kapısını aşındıracak ve uzunca bir süre iş bulamayacaktım. Muhtemelen bu dönemde sövme seanslarım yoğunluk kazanacak ve şu anda ki halini de aşan, önündeki barajları adeta yıkarmışcasına nasiplendiren. herşeye yönelik dizginlenemez bir küfürler dizisi oluşturacaktı. Hadi bir süre sonra bu kısmı atlattım diyelim. Bir iş buldum eee sonrası.... Her sabah erkenden kalk, traşını ol, lacilerini çek, otobüse bin, iş yerine git, çalış, eve dön, televizyona bak ve akşam saat 22:00 civarlarında yat ve sabah aynen devam et. Dilediğin kadar uyuyabileceğin sadece bir pazar günün olsun ki o günde bile alışmış olduğun saatin en fazla 15 dakika sonrasında uyan ( bu nokta bireyler arasında değişiklik gösterebilir benim için +- 15 dkdır.). Bir de daha ilerleyen zamanları düşüneyim dedim şöyle yaş gelmiş 32-33 e akşa pakça bi kız bulup evleneyim desem o saatten sonra pek akça sını bulamayabileceğimden dolayı eleme usulü en mantıklı gelen bir zevce bulup evlenmişim. 1-2 yıl cicim yılları (evet doğru cicim ayı beni kesmez) olarak geçmiş akabinde evlat arzusu bünyemde duhul olmuş bir şekilde çocuk yapmışım. Sonuçta bebek bu geceleri illaki ağlar. Acıkır ağlar, altını pisletir ağlar, osuramaz ağlar, e o da haklı bildiği tek cümle" ingaa!" sesinden ibaret ben olsam bende ağlardım. Ve bu süreçtede bölük pörçük uykularla işe devam etmek zorunda kalırım. Ve anca emekli olduğumda istediğim saatte uyanırım. Ki herkes bilir yaşlı insanların vücut saat en geç sabah 8 de kalkmaya programlanmıştır.
Daha fazlasını düşünmek istemediğimden dolayı başka şeyler düşünmeye çalıştım. Beşiktaş ligin ikinci yarısında düzelebilecekmiydi? Eskişehire mi gitseydim? Acaba uykusuz ile penguen tekrar birleşebilirmiydi? Bunlara benzer bir takım nirengi noktalarına kafa yorarken uyuya kalmışım saat akşam üstü 18:00 gibi sövmeye başladığımı farkettiğimde uyanmıştım...
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
Yorum Gönderin |
Toplam Trackbacks 0













